Tuesday, August 7, 2007

Paris te gunler...3

Pariste 3. gunumuzde kamp yerimize yakin olan Chateau de Versailles`e giderek degerlendirdik. O kadar gorkemli o kadar etkileyici bir yapiydiki anlatamam. Binanin ici kadar bahcesiyle de un yapmis bu saray. Nesiller boyunca krallar, fransiz halki aclikla bogusurken bu sarayi buyutmek icin para harcamislar. Insan boyle bir yerde yasamayi dusundukce bir tuhaf oluyor. Bahcenin bir gunde gezilmesinin imkani yok. Yapiminda biiir suru sanatci calismis. Her kose basinda harika heykellerle suslenmis cesmeler. Inanilmaz buyuk havuzlar var. Bu havuzlarda o zamanlar tekne partileri verilirmis. Yani anlatilmaz bir hayat yasamislar. Tabi bu arada halkada ekmek bulamiyorlarsa pasta yemeleri onerilmis...


Unlu limon bahceleri...












Ileride bir parcasi gorunen o zamanki sinirli tekniklerle yapilmis devasa havuz. Burada krallar teke partileri verirmis...









Mermerler ve fiskiyelerin goz alici mekani













Yuzlerce heykelden yalnizca biri :D

















Sarayda halen heryerde calisan binlerce insan var bunlardan biri fotografta turuncgilleri topluyor agaclardan...











Kralin tahti. Kral bu tahtta hic yatmamis.
















Sarayin icindeki minik salonlardan biri :P


Kralice odasindan detay :)

Ve en sasali bolum ralice odasi. Her mevsim ic gorunumu degsirmis odanin. Bu yazlik hali...


Sarayin sapelinden detay...















Monday, August 6, 2007

Paris te gunler...2

















Tour de France yi izledikten sonra hava herzaman yaptigi oyununu yapti ve iyice kapandi. Yagmur yagmaya basladi. Yuruyerek gezmek zor olacagini dusunup bizde Sen nehrindeki gezi botlarina bindik. O anlardan birkac foto bunlarda...




Paris te gunler...2

2. Gun erkenden uyanip uzakta olsa baska bir kamp yerine yerlesmeye karar verdik. Paristen yaklasik 45 dk uzakliktaki bir kamp yerine gittik. Bu kamp yeri cok guzeldi. Kocaman bir orman icinde Seine nehrinin kenarindaydi. Buyuk yuzme havuzu tenis kortlari falanda vardi kampin. Ama uzaklik yuzunden sadece 1 gun burada kalmaya karar verdik.





Cadirimizi kurarken...














Kampa yerlestikten sonra tour de france in bitisini izlemek icin kostura kostura champ-elyesse gittik. Inanilmaz bir kalabalik vardi. Herkes buyuk bir heyecanla bisikletcilerin gelmesini bekliyordu. Bizde kalabalik arasinda yerimizi aldik. Sizler icinde bu 20 gundur suren heyecanli yarisin son bir kac saatini goruntulediiim :D . Yarisi tv den de izlemistik kardesimle ama oradaki baska bir zevkti.


Sunday, August 5, 2007

Paris te gunler...1

Nasil olsa heryerde rahatca kamp yeri buluruz diye sallana sallana saat 14:00 gibi esyalari arabaya yukleyip shine i oteline birakmak icin yola ciktik.
Uzucu bir vedalasamadan sonra prensesimizi oteline yerlestirdik. Yanda odasi goruluyor. Shine arkadaslarina hemen alisti ama. Yan kafesteki beyaz kucuk kopekle neseyle kosmaya baslamisti ilk dakikalardan itibaren.
Parise gitmek icin iki yol kullanabiliyoruz biri parali, biri parasiz. Parasiz yol yaklasik 4,5 saat suruyor. Parali yol ise 3,5 saatte otobandan goturuyor. Giderken parali yoldan gidip hava kararmadan kamp yerimize varmayi dusunduk. Bu arada biz 30 temmuz cumartesi gunu yola ciktik. Ve pazar gunu champs-elysees de sonlanacak olan tour de france`i izlemek istiyorduk. Ama hesaba katmadigimiz sey bizim gibi tum avrupadan tour de france yi izlemek icin parise akin eden insanlar oldu. Kamp yapmak istedigimiz yere gidince hic yer kalmadigini ogrendik :D gece saat 11 i bulmustu. Ne yapalim ne edelim derken arabada sabahlamaya karar verdik. yandaki fotograf geceyi gecirdigimiz bir benzin istasyonunda araba cekildi. Zor bir uyku uyuduk ama cokta eglendik. Unutmayacagimiz bir ani oldu bize...

Geri donus

Herkese uzzzuuun bir aradan sonra tekrar merhabalaar... O kadar acele bir sekilde hazirlanip parise gitmek icin yola ciktikki kisa bir yazi yazip haber bile veremedim. Gittigim kamp yerlerinde hep aklimda bloguma bir yazi koymak vardi ama bunuda beceremedim kosturmaktan. Neyse dun evimize donduk. Cok yorulmus ve evi ozlemisiz. Benim gozumden paris detaylarini tabiki yayinlayacagim uzun uzun. Kirmizi cadirimizla kamp yerinden bir foto. Bu arada tatilin en guzel yaninin eve donmek oldugunu anladim yine bu bir hafta sonunda. Cunku coook yorulduum :D

Thursday, July 26, 2007

Eskiler...



Bu aralar dinim imanım resmen gezmek tozmak oldu. Şundan bir kaç ay önceki Sweety bulamıyoruz değilmi artık. Hergün yeni bir şeyler ören diken vs yapan kız gitti yaz sezonunun açılmasıyla. Bende o yüzden eskiden yani bir blog sahibi henüz değilken yaptığım ufak tefek bir kaç parça şeyi yayınlayarak eski günlerime selam ediyorum arkadaşlar. Bu arada eskiden bu tiplere hep isimler koyardım artık nedense bunu yapmıyorum ama aslında yapılası ve eglenceli bir şey. Bu arkadaşlardan frogy olan yani şu yeşil kurbağacık artık aramızda değil. Shine ablası bir gün onu ham yapıverdi malesef. Minty dediğim mini mini (küçük parmak kadar falan) kediciğimiz benim ilk tığ işimdir. Sabaha kadar uğraşmıştım onu yapcam diye :D bravo dimi:D Mousy yani yeşil farecik buradaki italyan bir arkadaşıma hediye edildi Artık o Vania nın anahtarlarıyla geziyor :) Ve en üstteki Shine poz veren zibidide Şu an tr de ennnnn sevdiğim canııım arkadaşım Memonun odasında uyuyordur tahminimce :D Bu arada onun adı Bişey :D. Böyle işte bütün çocuklar çil yavrusu gibi dağıldı oraya buraya. Herkese sevgiler:D





































Saturday, July 21, 2007

Festivalden detaylar...


Festivale bir kac gece ust uste gittik. Inanilmaz bir kalabalik var. Park coook buyuk bir sorun kapali otoparklarda bile hic park yeri bulamiyorsunuz. Sokakta bulmak elbette hayal oluyor. Otobusler deseniz sabah 4 e kadar var ama inanilmaz kalabali. Yinede hersey guzel. Yaklasik 5 6 farkli yerde sahneler kurulmus. Ve her sokak cesitli ulkelere ait kiyafetler yiyecek satan standlarla dolu. Sokak sanatcilarida her kose basini tutmus durumda. Avrupada yasarken unuttugunuz kalabaligi yasiyorsunuz birde. Tabi kardesimin burada olmasi her guzellige ayri bir guzellik ve mutluluk katiyor. Cuma aksami sansimiz yaver gitti ve arabamiza sokakta para vermeden park yeri bulduk. Bu sayede sabah 4 e kadar falan sahne sahne gezdik. Ickilerimizi icip dans ettik.

Gent`te FREE HUGS

Festival`den detaylarla baslayalim :) Belki daha onceden bu Free Hugs yani `Bedava Kucaklasma` kampanyasini duymusunuzdur. Ben yeni fark ettim bu duygulu kucaklasma olayini ama acayip hosuma gitti, duygulandim. Olay sokakta elinde free hugs veya kendi dilinde bedava kucaklasma yazili bir kartonla gezen gonulluyu bulmakla basliyor. Gorur gormez bu tanimadiginiz insana dogru kollarinizi acarak kosuyor ve sariliyorsunuz. Simsiki ve sicak bir kucaklasma oluyor birbirinizin sirtini sivazliyorsunuz :D Beni mutlu etti ozelliklede aslinda kendimi bazen buradaki insanlara bu kadar uzak hissederken yakinlasabilmenin ne kadarda basit oldugunu gormek beni mutlu etti. Kartonlu her gordugum kisiyle kucaklastim youtube den dunyada yapilmis kucaklasma videolarini izleyebilirsiniz...

Monday, July 16, 2007

Happy Birthday Shinnneeee

Pazar gunu fistigimizin dogum gununu kutladik. Babasiyla sabahleyin gidip uzun zamandir Shine icin almak istedigimiz buyuk konforlu yatagi aldik. Birde bir suru degisik mama ve su kucaginda poz verdigi frizbisini aldik :D Iyiki dogdun bebegimiz dedik optuk. Guzel kizimiz yatagini cok sevdi. Frizbisini ise elinden almak mumkun olmuyor :D hep bizimle ol cici melegimiz seni cok seviyoruuuuzz...

Gent Festivali basladi


Hafta sonu bir cok planimiz olmasina ragmen Bariscigimin hastaligi sonucunda hic bir sey yapamadik. Evde oturduk Kocisimde baya ateslendi terledi uzulduk cok. Neyseki bugun baya iyi. Bizde bugun kardescigimle Gentte baslayan festivale kostuk. Butun sehirdeki festival havasini yasadik. Tum meydanlarda hem degisik yiyecek icecekler satan standtlar hemde konserler icin sahneler kurmuslar. Meydandan meydana gezdik. Gent i hic bu kadar kalabalik gormemistim. Ayin 23 une kadar festival devam ediyor. Sanirim o tarihe kadar her gun festivale gidecegiz. Yakinda festivalden fotograflar cekip koyarim buraya :D